10. Uluslararası Kervansaray Buluşmaları programı kapsamında düzenlenen ‘Yerel Yönetimin Kalkınmadaki Rolü’ Konferansı’na yapıldı.

TÜRK-İŞ Başkanı Ergün ATALAY burada bir konuşma gerçekleştirdi.

“Allah adaletli olmayı iyilik yapmayı yakınlara bakmayı emreder. Azgınlığı, fenalığı yasaklar. Bakın özellikle adalet diyor. Adaletin olmadığı yerde hiçbir şey olmaz. Önünüzü göremezsiniz, yol alamazsınız. Paylaşmak berekettir, paylaşmak huzurdur, paylaşmak mutluluktur.

Bu ülkenin altı da vatan, üstü de vatan. İki aydır ülkede olanları beraber yaşıyoruz. Domatesin Dolarla Euro ile ne alakası var. Domates 5 lira, üzüm 7 lira. Yağ bundan bir buçuk ay evvel 22 liraydı şimdi 40 lira. Ülkede bir ateş var ve yanmaya devam ediyor. Eski Bakanımız da burada tarımcıların bir lafı var arpa ile koyun gerisi oyun. Oyun hep devam ediyor. Beş sene evvel İMF’ye borcu öderseniz başınıza gelmeyen dert kalmaz demiştim. Borç alacaksınız fakat emir almaya devam edeceksiniz. Türkiye ne zaman silkinmeye çalışsa tuzak kurmaya başlıyorlar. Rifat Beyin kendisinin merhametli adaletli olduğundan hiç şüphem yok. Bendevi ağabey esnaf zor durumda can suyu istiyorum diyor. Rifat bey nefes kredisi istiyorum diyor. Bu ülkede 1600 TL asgari ücret alan 6 milyon insan var. Hiç ağzımızı daha açmıyoruz. Sayın Bakanım  bizi unuttuklarını zannetmiyorum. Biz bu ülkenin dörtte üçüyüz. Sabrediyoruz çünkü ülke hepimizin ülkesi. Sayın Cumhurbaşkanımızın ne kadar ülkesiyse, ana muhalefet liderinin ne kadar ülkesiyse işçinin de bizim de ülkemiz.

 

Biz dört milyonluk bir aileyiz. Ben de bu ailenin bugün ki nöbetçisiyim. Benim görevim temsil ettiğim insanların başını aşağı düşürmemek. Ama bir görevim daha var Türkiye Cumhuriyetinin çıkarı. Çünkü Türkiye Cumhuriyeti yoksa ne sendika, ne dernek ne oda var. Örgütlenme ile ilgili zaman zaman sıkıntı çektiğim oluyor. Bazı belediyeleri tenzih ediyorum. Belediyenin milletvekilinin başkanın sendikası olmaz ki, sendika işçinin ülkenin olur.

ASGARİ ÜCRET PAZARLIĞI BAŞLAMADAN BİR TEKLİFİM VAR ASGARİ ÜCRETİ 2000 TL YAPALIM

Buradan bir şey ifade etmek istiyorum. 1600 TL ile geçinmek o kadar zor ki bir ay yahut on gün bir geçinsinler bakalım sonra 1600 TL’nin ne olduğunu görsünler. Sayın Bakanım sayın başkanlarım bir teklifim var. Asgari ücretin de tarafıyız biz. Yılbaşı gelmeden ülkeyi yönetenlere söylemek lazım bununla nefes almak dahi zor. Asgari ücret pazarlığı başlamadan bunu 2000 TL yapmak o kadar doğru olur ki… Hepinize saygılar sunuyorum” dedi. Toplantının sonunda Genel Başkan  Ergün Atalay’a Fahri Hemşerilik Beratı takdim ettiler.

TÜRK-İŞ Genel Başkanı Ergün Atalay 17 Eylül 2018 tarihinde TÜRK-İŞ Malatya İl Temsilciliğinin düzenlediği işçi buluşmasında Malatyalı işçiler ile bir araya gelerek sorunlarını dinledi.


Toplantıya, TOBB Başkanı M. Rifat HİSARCIKLIOĞLU, Eski Gümrük ve Ticaret Bakanı Bülent TÜFENKCİ, TESK Başkanı Bendevi PALANDÖKEN, TÜRK-İŞ Malatya İl Temsilcisi Nurettin ÖNDEŞ, Sendika temsilcileri ve işçiler katıldı.

ATALAY: GÜN, TÜRKİYE’YE SAHİP ÇIKMA GÜNÜDÜR

Türkiye İşçi Sendikaları Konfederasyonu (TÜRK-İŞ) Yönetim Kurulu adına ABD’nin tutumu ve sonrası meydana gelen gelişmelerle ilgili açıklama yapan Genel Başkan Ergün ATALAY “İktidarı ve muhalefeti, sivil toplum örgütleri hepsi birlikte davranmak durumundadır. Gün, Türkiye’ye sahip çıkma günüdür” dedi.
TÜRK-İŞ Genel Başkanı’nın açıklaması şu şekildedir:
“Amerika Birleşik Devletleri’nin en üst düzeydeki yetkilileri tarafından ülkemize yönelik yayınlanan tehdit mesajları ve yaptırım tehditleri, sonrası uygulamaya konulan kararlar hiçbir şekilde kabul edilemez. Amerika Birleşik Devletleri’nin tutumu, uluslararası hukuk ve devletlerarası ilişkilerle bağdaşmaz. Uzun yıllar sözü edilen “müttefiklik” ve “stratejik ortaklık” kavramına sığmaz.
Türkiye Cumhuriyeti devleti ve milletiyle bütün tehdit, baskı ve dayatmalara karşı birlik ve beraberlik içindedir. Gün, Türkiye’ye sahip çıkma günüdür. İktidarı ve muhalefeti, sivil toplum örgütleri hepsi birlikte, doğrudan doğruya bağımsızlığımıza ve milli bütünlüğümüze yönelik bu saldırıya karşı çıkmaktadır. Geçmişte “istiklal savaşını” zaferle sonuçlandıran Türkiye Cumhuriyeti, siyasal ve ekonomik bağımsızlığını korumanın mücadelesini kararlılıkla verecektir. Bu tavır, ülkenin toprağını, emeğini savunmaktır, yurtseverliğin gereğidir. TÜRK-İŞ olarak sorumluluğumuzu yerine getirmeye hazır olduğumuzu herkese duyurmak istiyoruz.
Türk halkı birlik ve beraberliğini koruyarak daha önce birçok sorun ve krizin üstesinden gelmiştir. Bugün yaşadığımız olumsuz tablonun da geride kalacağına inanıyoruz. İşçisinden işverenine, medyadan sivil toplum örgütlerine kadar herkese büyük sorumluluk düşmektedir. Kimsenin “bana bir şey olamaz”, “benim keyfim yerinde” deme lüksü yoktur. Herkes ülke üzerinde oynanmak istenen oyunun farkında olmalıdır.
Türkiye’nin kalkınmasında, ekonomik gelişmesinde işçilerin alın teri bulunmaktadır. Geçmişte tüm olumsuzluklara rağmen, özveriyle üretim sürdürülmüş ve işyerlerine sahip çıkılmıştır. İşçilerimiz bugün de elini taşın altına koymaktan çekinmeyecektir. Kaliteli ve verimli üretim için çalışacaktır. Mesele memleket meselesi olduğunda tutumumuz herkes tarafından bilinmektedir.
Amerika Birleşik Devletleri’nin kendi çıkarları için oluşturduğu baskı ve bazı kararlarını dayatma girişimi, bölgemizdeki niyetinin bir yansımasıdır. Ülkemiz de dahil olmak üzere coğrafyamızın siyasi haritasını değiştirmek amacı taşımaktadır. Bu planı yapanlara karşı barışı, insan haklarını ve mazlum milletlerin özürce yaşama hakkını savunan Türkiye’nin bu onurlu tavrının yanında yer almak aynı zamanda bir insanlık görevidir.
“Özgürlük ve Bağımsızlık Benim Karakterimdir” şiarıyla ağır bedeller ödenerek verilen Kurtuluş Savaşını zaferle sonuçlandıran Türkiye, ekonomik bağımsızlığının anlamını ve önemini bilmektedir. Bunun sürdürülmesi için herkes ortak tavır almalıdır.

“Devletimiz ve milletimizin istiklal ve istikbaline kastetmeye teşebbüs eden hain FETÖ terör örgütünün kanlı darbe girişimini tarihte eşi benzeri görülmedik bir kahramanlıkla bertaraf eden aziz milletimizin “15 Temmuz Şehitleri Anma, Demokrasi ve Milli Birlik Günü”nün ikinci yıldönümünü kutluyoruz”

15 Temmuz, Devlet içine sızmış, ülkemizi parçalamak ve milli iradeyi yok etmek isteyen hainlere karşı, yüce milletimizin sarsılmaz azmi, yüksek iradesi, vatanseverliği ve kahramanlığı ile kazanılmış tarihe altın harflerle yazılmış şanlı bir demokrasi zaferidir.

Büyük Türk Milleti tarihten gelen onurlu duruşunu bir kez daha göstererek sokaklarda kenetlenerek ve tüm değerlere sahip çıkarak terör örgütü destekli bu darbe girişimine en büyük cevabı vermişlerdir. Türk halkının birlik ve beraberlik içerisindeki dayanışması ile 15 Temmuz darbe girişimi önlenmiştir. Türk halkı ülkemizi yeniden karanlık dolu günlere götürmek isteyen FETÖ zihniyetine karşı ülkemizin dört bir tarafında tek vücut olarak en başta milli iradeye, demokrasiye ve ülkemize sahip çıkma inancını tüm Dünya’ya bir kez daha göstermiştir. 15 Temmuz, milletimizin; kökü nerede olursa olsun, hangi güce dayanırsa dayansın iradesini hangi odağa teslim ederse etsin, bu millete ve bu ülkeye ait olmayanlara karşı tarihi bir meydan okumasıdır.

Bilinmelidir ki, Ülkemizin bölünmez bütünlüğüne, birliğine ve dirliğine yönelik hain saldırılara karşı, aziz Milletimiz, geçmişten aldığı ilhamla, milli birlik ve beraberlik şuuru içinde, hür ve bağımsız yaşama azim ve kararlığını ilelebet sürdürecektir.

Her türlü zorlukları aşarak kurduğumuz Devletimizi, birlik ve beraberlik içinde, bin yıldan bu yana sürdürdüğümüz kardeşlik ruhuyla daha da yüceltmek ve güçlendirmek temel sorumluluğumuzdur. Bunun için, sosyal, kültürel, ekonomik ve diğer alanlarda bölgemizde ve dünyada gelişmiş ülkeleri aşmak için çok çalışmalıyız.

Bu duygu ve düşüncelerle, 15 Temmuz da Türk Milleti’nin varlığına ve istikbaline ağır bir darbe vurmak isteyenlere karşı gövdesini siper eden şehitlerimize Allah’tan rahmet diliyor, gazilerimizi şükran ve minnetle anarken, Aziz Milletimizin Şehitleri Anma, Demokrasi ve Milli Birlik gününü en içten duygularımızla kutluyoruz.”

DEMİRYOL-İŞ YÖNETİM KURULU

Türk-İş Başkanı Atalay: Kadroya Giremeyen Taşeron İşçilerin Takipçisi Olacağız….

Hatırlanacağı üzere, KİT çalışanlarının kadroya alınmalarına ilişkin talep edilen koşullar ve bu konuda yürürlüğe giren karar 30 Haziran tarihli Resmi Gazete’de yayımlandı. Yayımlanan kararın ardından ise Türk İş Sendikası Genel Başkanı Ergün Atalay bir basın toplantısı düzenledi.

Ergün Atalay düzenlediği basın toplantısında Kamu İktisadi Teşebbüslerinde (KİT) çalışan taşeron işçisine kadro yolu açan düzenlemeyi olumlu bulduklarını ifade etti.

”KADROYA GEÇİŞLERİN TAKİPÇİSİ OLACAĞIZ”

Türk-İş Genel Başkanı Ergün Atalay, Kamu İktisadi Teşebbüslerinde (KİT) çalışan işçilerin kadroya geçişleri ile ilgili olarak yapmış olduğu açıklamasında, 2 Nisan’da 9 bine yakın kişinin kadroya geçtiğini ancak KİT’lerde çalışanların kadroya alınmadığını hatırlattı. Bu konunun üzerine gittiklerini ve gündeme getirme gayreti içinde olduklarını belirten Ergün Atalay konuya ilişkin şu ifadeleri kullandı. “Bugün Resmi Gazete’de bu düzenlemenin çıkması olumlu bir haber. Bu saatten sonra başta şahsım, Türk-İş yönetimi, Türk-İş’e bağlı sendikalar, bunun takipçisi olacağız. Kadroya girmeyenler girene, bu iş neticelenene kadar konuyu gündemde tutmaya devam edeceğiz.”

SEÇİM DEĞERLENDİRMESİ

Ergün Atalay konuşmasının devamın seçimlere ilişkin açıklamalar yaptı. Olaysız, kazasız, belasız güzel bir seçim oldu diyen Türk-İş Genel Başkanı Ergün Atalay Meclisteki 600 milletvekili içinde 125 hukukçu, 145 işveren, 63 mühendis, 60 eğitimci, 59 sağlıkçı, 2 çiftçi, 1 ev kadını, 6 emekli ve 4 işçi bulunduğuna dikkati çekti. “Hiç tulum giymemiş, hiç çiftçilik yapmamış nasıl anlatacak Mecliste bizi? Hiç tarlayı sürmemiş, hayvanı bilmiyor, o çiftçinin neyini anlatacak? Bunun sorumlusu onlar değil, bunun sorumlusu biziz.”