YÖNETİCİ EĞİTİM SEMİNERİ DERS NOTLARI
ÅžABAN KIZILDAÄž
(Herşeye rağmen, hiçbir şey için MAZERET YOK!)
Seminerin en ilgi çeken bölümü Sakarya Üniversitesi öğretim görevlisi Doç. Dr. Åžaban KızıldaÄŸ tarafından kursiyerlerin tümünün aktif katılımıyla gerçekleÅŸtirilen iletiÅŸim, proplem tespiti ve çözümü konularının deÄŸiÅŸik bir yöntemle iÅŸlendiÄŸi ikinci bölümdü. Dergimizin kapak konusunu oluÅŸturan “herÅŸeye raÄŸmen, hiçbir ÅŸey için MAZERET YOK!” sloganı seminere damgasını vurdu. KızıldaÄŸ dergimize gönderdiÄŸi özet bilgide sloganla ilgili olarak ÅŸu görüşlere yer verdi:
“Yılda yaklaşık iki yüz konferans ve seminer veren birisi için düzenli yazı yazmak oldukça zor bir iÅŸ. Bundan dolayıdır ki, uzun zamandır kitap yazmak dışında çok istediÄŸim halde yayınlara yazı yazmaya bir türlü vakit bulamadım.
Demiryol-ış Sendikasında yaklaşık 700 kiÅŸiye hitap etme imkanı buldum. Bu güne kadar öğretmenlerden, saÄŸlık görevlilerine, din adamlarından, çarşı esnafından, mahalle kahvelerinde buluÅŸtuÄŸum dostlarıma “Neden mazeret yok?” onu anlattım ve anlatmaya da devam edeceÄŸim…
Bugüne kadar buluÅŸamadığımız, konuÅŸamadığımız dostlarımıza da “Neden mazeret yok?” onu kısaca anlatalım: Ben millet olarak en çok ürettiÄŸimiz ÅŸeyin mazeret olduÄŸunu düşünüyorum. Her ÅŸeye bir mazeretimiz var; okumaya, geliÅŸmeye, bir araya gelmeye, üretmeye, düşünmeye… Herkesin bir mazereti var. Yöneticinin, yönetilenin, öğrencinin, hocanın, kadının, erkeÄŸin, çocuÄŸun, yaÅŸlının topyekün hepimizin mazereti var.
Bundan oniki yıl önce Hz. Ali'ye ait şöyle bir söz okumuÅŸtum: ”Bahane insanın kendisine söylediÄŸi en büyük yalandır.” Çok hoÅŸuma gitti bu söz. Sonra bütün Kutsal Kitaplarda şöyle bir ifade ile yüzleÅŸtim; Allah insan için diyor ki: “Ben onu en mükemmel ÅŸekilde yarattım.” En mükemmel ÅŸekilde yaratılan insanın en az üretmesi gereken ÅŸeyin mazeret olduÄŸuna inandım.
Önce kendime söyledim: “Üretmek için, deÄŸiÅŸmek için, geliÅŸmek için, Türkiye için, bütün dünya için her ÅŸeye raÄŸmen hiçbir ÅŸey için MAZERET YOK!” dedim. Sonra bu cümleyi bugüne kadar Türkiye genelinde yaklaşık beÅŸ yüz bin kiÅŸiye tekrar ettirdim.
Şimdi yazılı olarak bu köşeden bütün Demiryol-ış Sendikası üyeleri ve aileleri ile tekrar ediyoruz. Hazır mısınız?
Efendim?
“Üretmek için, geliÅŸmek için, bir araya gelmek için, kendim için, Demiryol-ış için, Türkiye için, ölüm hariç her ÅŸeye raÄŸmen, hiçbir ÅŸey için “MAZERET YOK!”
“Yılda yaklaşık iki yüz konferans ve seminer veren birisi için düzenli yazı yazmak oldukça zor bir iÅŸ. Bundan dolayıdır ki, uzun zamandır kitap yazmak dışında çok istediÄŸim halde yayınlara yazı yazmaya bir türlü vakit bulamadım.
Demiryol-ış Sendikasında yaklaşık 700 kiÅŸiye hitap etme imkanı buldum. Bu güne kadar öğretmenlerden, saÄŸlık görevlilerine, din adamlarından, çarşı esnafından, mahalle kahvelerinde buluÅŸtuÄŸum dostlarıma “Neden mazeret yok?” onu anlattım ve anlatmaya da devam edeceÄŸim…
Bugüne kadar buluÅŸamadığımız, konuÅŸamadığımız dostlarımıza da “Neden mazeret yok?” onu kısaca anlatalım: Ben millet olarak en çok ürettiÄŸimiz ÅŸeyin mazeret olduÄŸunu düşünüyorum. Her ÅŸeye bir mazeretimiz var; okumaya, geliÅŸmeye, bir araya gelmeye, üretmeye, düşünmeye… Herkesin bir mazereti var. Yöneticinin, yönetilenin, öğrencinin, hocanın, kadının, erkeÄŸin, çocuÄŸun, yaÅŸlının topyekün hepimizin mazereti var.
Bundan oniki yıl önce Hz. Ali'ye ait şöyle bir söz okumuÅŸtum: ”Bahane insanın kendisine söylediÄŸi en büyük yalandır.” Çok hoÅŸuma gitti bu söz. Sonra bütün Kutsal Kitaplarda şöyle bir ifade ile yüzleÅŸtim; Allah insan için diyor ki: “Ben onu en mükemmel ÅŸekilde yarattım.” En mükemmel ÅŸekilde yaratılan insanın en az üretmesi gereken ÅŸeyin mazeret olduÄŸuna inandım.
Önce kendime söyledim: “Üretmek için, deÄŸiÅŸmek için, geliÅŸmek için, Türkiye için, bütün dünya için her ÅŸeye raÄŸmen hiçbir ÅŸey için MAZERET YOK!” dedim. Sonra bu cümleyi bugüne kadar Türkiye genelinde yaklaşık beÅŸ yüz bin kiÅŸiye tekrar ettirdim.
Şimdi yazılı olarak bu köşeden bütün Demiryol-ış Sendikası üyeleri ve aileleri ile tekrar ediyoruz. Hazır mısınız?
Efendim?
“Üretmek için, geliÅŸmek için, bir araya gelmek için, kendim için, Demiryol-ış için, Türkiye için, ölüm hariç her ÅŸeye raÄŸmen, hiçbir ÅŸey için “MAZERET YOK!”

CELAL TOZAN/TÜRK-İŞ Sosyal Güvenlik Uzmanı
SSGSSK’NUN BAZI ÖZELLİKLERİ
• SSGSSK da emeklilik ve genel saÄŸlık sigortası sistemleri ile iÅŸverenlerin iÅŸyerlerine ve primlere iliÅŸkin yükümlülükleri, sorumlulukları, sigortalıları, iÅŸverenleri, üçüncü kiÅŸileri ilgilendiren ortak hükümleri ve sigortalılar ile iÅŸyerlerinin bu kanuna intibaklarını düzenleyen geçici hükümleri ayrı bölümler halinde düzenlenmiÅŸtir.
• Emeklilik sisteminde kısa vadeli (iÅŸ kazaları ve meslek hastalığı, hastalık, analık sigortaları) ile uzun vadeli ( malullük, yaÅŸlılık, ölüm sigortaları) sigorta kolları ve bu kollardan sigortalılara sunulacak yardımlar, bu yardımları hakketme ÅŸartları, iÅŸverenlerin yükümlülükleri ile sorumlulukları belirlenmiÅŸtir.
• Genel saÄŸlık sigortası sisteminde bu kapsama girecek sigortalılar ile bakmakla yükümlü oldukları aile fertleri ve bunlara verilecek saÄŸlık yardımlarının miktarı, süresi, yardımları hakketme ÅŸartları ve iÅŸverenlerin genel saÄŸlık sigortasına iliÅŸkin yükümlülükleri ile sorumlulukları düzenlemiÅŸtir.
• (Sosyal Sigortalar Kanunda sigortalılara verilecek saÄŸlık yardımlarını ve bu yardımları hakketme ÅŸartları iÅŸ kazaları ve meslek hastalığı, hastalık, analık sigortaları içinde belirlenmiÅŸtir.)
EMEKLİLİK SİSTEMİ
• Kısa vadeli sigorta kolları
İş kazaları ve meslek hastalığı
Hastalık
Analık
• Uzun vadeli sigorta kolları
Malullük
Yaşlılık
Ölüm
İŞ KAZALARININ TANIMI
Sosyal Sigortalar Kanununa göre:
• İş kazası aÅŸağıdaki hal ve durumlardan birinde meydana gelen ve sigortalıyı hemen veya sonradan bedence veya ruhça arızaya uÄŸratan olaydır.
• Sigortalının iÅŸyerinde bulunduÄŸu sırada,
• İşveren tarafından yürütülmekte olan iÅŸ dolayısıyla,
• Sigortalının, iÅŸveren tarafından görev ile baÅŸka bir yere gönderilmesi yüzünden asıl iÅŸini yapmaksızın geçen zamanlarda,
• Emzikli kadın sigortalının çocuÄŸuna süt vermek için ayrılan zamanlarda,
• Sigortalıların, iÅŸverence saÄŸlanan bir taşıtla iÅŸin yapıldığı yere toplu olarak götürülüp getirilmeleri sırasında,
SSGSSK göre:
• İş kazası aÅŸağıdaki hal ve durumlarda meydana gelen ve sigortalıyı hemen veya sonradan bedenen ya da ruhen özüre uÄŸratan olaydır.
• Sigortalının iÅŸyerinde bulunduÄŸu sırada,
• İşveren tarafından yürütülmekte olan iÅŸ nedeniyle sigortalı kendi adına ve hesabına bağımsız çalışıyorsa yürütmekte olduÄŸu iÅŸ nedeniyle,
• Bir iÅŸverene baÄŸlı olarak çalışan sigortalının, görevli olarak iÅŸyeri dışında baÅŸka bir yere gönderilmesi nedeniyle asıl iÅŸini yapmaksızın geçen zamanlarda,
• Hizmet akdi ile çalışan ( 4/a ) kadın sigortalının, iÅŸ mevzuatı gereÄŸince çocuÄŸuna süt vermek için ayrılan zamanlarda
• Sigortalıların, iÅŸverence saÄŸlanan bir taşıtla iÅŸin yapıldığı yere gidiÄŸ geliÅŸi sırasında,
MESLEK HASTALIĞININ TANIMI VE TESPİTİ
Sosyal Sigortalar Kanununa göre:
• Meslek hastalığı, sigortalının çalıştırıldığı için niteliÄŸine göre tekrarlanan bir sebeple veya iÅŸin yürütüm ÅŸartları yüzünden uÄŸradığı geçici veya sürekli hastalık, sakatlık veya ruhi arıza halleridir.
• Meslek hastalığı halinde, bu Kanunda yazılı yardımlardan yararlanmak için, sigortalının çalıştığı iÅŸte veya iÅŸyerinde meslek hastalığına tutulduÄŸunun ilgili Sosyal Sigortalar Kurumu meslek hastalıkları hastanesince düzenlenecek usulüne uygun saÄŸlık kurulu raporu ve dayanağı tıbbi belgelerle tespit edilmesi gereklidir.
SSGSSK göre:
• Meslek hastalığı, sigortalının çalıştığı veya yaptığı iÅŸin niteliÄŸinden dolayı tekrarlanan bir sebeple veya iÅŸin yürütüm ÅŸartları yüzünden uÄŸradığı geçici veya sürekli hastalık, bedensel veya ruhsal özürlülük halleridir.
• Sigortalının çalıştığı iÅŸten dolayı meslek hastalığına tutulduÄŸunun;
- Kurumca yetkilendirilen sağlık hizmet sunucuları tarafından usûlüne uygun olarak düzenlenen sağlık kurulu raporu ve dayanağı tıbbî belgelerin incelenmesi,
- Kurumca gerekli görüldüğü hallerde, işyerindeki çalışma şartlarını ve buna bağlı tıbbi sonuçlarını ortaya koyan denetim raporları ve gerekli diğer belgelerin incelenmesi, sonucu Kurum Sağlık Kurulu tarafından tespit edilmesi zorunludur.
İŞ KAZASI VE MESLEK HASTALIĞININ BİLDİRİMİ
Sosyal Sigortalar Kanununa göre;
• İş Kazası
• İşveren, iÅŸ kazasını, o yer yetkili zabıtasına derhal ve Kuruma da en geç kazadan sonraki iki gün içinde yazı ile bildirmekle yükümlüdür.
• Bu bildirme örneÄŸi Kurumca hazırlanan haber verme kağıtları doldurulup verilerek yapılır.
Meslek hastalığı
• İşveren, bir sigortalının meslek hastalığına tutulduÄŸunu öğrenirse veya durum kendisine bildirilirse bunu, örneÄŸi Kurumca hazırlanan haber verme kağıdı ile ve öğrendiÄŸi günden baÅŸlayarak iki gün içinde Kuruma bildirmekle yükümlüdür.
SSGSSK göre:
• İş kazasının hizmet akdi ile çalıştırılan sigortalılar bakımından bunları çalıştıran iÅŸveren tarafından, o yer yetkili kolluk kuvvetlerine derhal ve Kuruma da en geç kazadan sonraki üç iÅŸgünü içinde,
• Nam ve hesabına bağımsız çalışan sigortalı bakımından kendisi tarafından, bir ayı geçmemek ÅŸartıyla rahatsızlığının bildirim yapmaya engel olmadığı günden sonra üç iÅŸgünü içinde,
• Hizmet akdi ile çalışan sigortalılar bakımından belirtilen süre, iÅŸ kazasının iÅŸverenin kontrolü dışındaki yerlerde meydana gelmesi halinde, iÅŸ kazasının öğrenildiÄŸi tarihten itibaren baÅŸlar.
• İş kazası ve meslek hastalığı bildirgesi ile doÄŸrudan ya da taahhütlü posta ile Kuruma bildirilmesi zorunludur.
Meslek hastalığının
• Hizmet akdi ile çalışanlar ile kamu görevlisi sigortalılar bakımından, sigortalının meslek hastalığına tutulduÄŸunu öğrenen veya bu durum kendisine bildirilen iÅŸveren tarafından,
• Nam ve hesabına çalışan sigortalı bakımından ise kendisi tarafından, bu durumun öğrenildiÄŸi günden baÅŸlayarak üç iÅŸgünü içinde, iÅŸ kazası ve meslek hastalığı bildirgesi ile Kuruma bildirilmesi zorunludur.
BİLDİRİM VE SORUMLULUK YÜKÜMÜNÜ YERİNE
GETİRMEYEN İŞVEREN HAKINDA UYGULANACAK YAPTIRIM
Sosyal Sigortalar Kanununa göre:
İşverenin bildirim yükümlülüğü
• İşveren, kasden ve ağır ihmali neticesi iÅŸ kazasını ve meslek hastalığını Kuruma zamanında bildirmemesinden veya haber verme kağıdında yazılı bilginin eksik veya yanlış olmasından doÄŸan ve ileride doÄŸacak olan Kurum zararlarından sorumludur.
• Yasal süre içinde Kuruma bildirilmeyen iÅŸ kazası dolayısıyla, bildirme tarihine kadar iÅŸveren tarafından yapılmış olan harcamalar kurumca ödenmez.
İşverenin sorumluluğu
• ışveren, iÅŸ kazasına uÄŸrayan sigortalıya, Kurumca iÅŸe elkonuncaya kadar, saÄŸlık durumunun gerektirdiÄŸi saÄŸlık yardımlarını yapmakla yükümlüdür. Bu amaçla yapılan ve belgelere dayanan masraflarla yol paraları Kurum tarafından iÅŸverene ödenir.
• Yukarıda belirtilen yükümlerin yerine getirilmesindeki savsama ve gecikmeden dolayı, sigortalının tedavi süresinin uzamasına, malül kalmasına veya malullük derecesinin artmasına sebep olan iÅŸveren, Kurumun bu yüzden uÄŸrayacağı her türlü zararı ödemekle yükümlüdür.
SSGSSK göre:
• ış kazasında bildirim yükümünü yerine getirmeyen iÅŸverene uygulanacak yaptırım yürürlükten kaldırılmıştır.
• kazazede sigortalıya derhal müdahale sorumluluÄŸu genel saÄŸlık sigortasında düzenlenmiÅŸtir.
• Kuruma bildirilen olayın iÅŸ kazası sayılıp sayılmayacağı hakkında bir karara varılabilmesi için gerektiÄŸinde, Kurumun denetim ve kontrol ile yetkilendirilen memurları tarafından veya Bakanlık iÅŸ müfettiÅŸleri vasıtasıyla soruÅŸturma yapılabilir. Bu soruÅŸturma sonunda yazılı olarak bildirilen hususların gerçeÄŸe uymadığı ve olayın iÅŸ kazası olmadığı anlaşılırsa, Kurumca bu olay için yersiz olarak yapılmış bulunan ödemeler, ödemenin yapıldığı tarihten itibaren gerçeÄŸe aykırı bildirimde bulunanlardan tahsil edilir.
Meslek hastalığı:
• Bildirim yükümlülüğü yerine getirmeyen veya yazılı olarak bildirilen hususları kasten eksik ya da yanlış bildiren iÅŸverene veya nam ve hesabına bağımsız çalışan sigortalıya, Kurumca bu durum için yapılmış bulunan masraflar ile ödenmiÅŸse geçici iÅŸ göremezlik ödenekleri rücû edilir.
• Meslek hastalığı ile ilgili bildirimler üzerine gerekli soruÅŸturmalar, Kurumun denetim ve kontrol ile yetkilendirilen memurları tarafından veya Bakanlık iÅŸ müfettiÅŸleri vasıtasıyla yaptırılabilir.
SAÄžLANACAK YARDIMLAR
Sosyal Sigortalar Kanununa göre:
İş kazaları ile meslek hastalıkları halinde sağlanan yardımlar şunlardır;
A) Sağlık yardımı yapılması,
B) Geçici iş göremezlik süresince günlük ödenek verilmesi,
C) Sürekli iş göremezlik hallerinde gelir verilmesi,
D) Protez araç ve gereçlerinin sağlanması, takılması, onarılması ve yenilenmesi,
E) (A) ve (D) fıkralarında yazılı yardımlar için sigortalının başka yere gönderilmesi,
F) İş kazası veya meslek hastalığı dolayısiyle bedeni veya ruhi bir arızaya uğrayanlardan, yurt içinde tedavisi kabil olmayıp, ancak yabancı bir ülkede kısmen veya tamamen tedavisi mümkün görülen ve mesleğinde uğradığı iş göremezlik derecesinin azalabileceği Kurum sağlık tesisleri sağlık kurulu raporu ile tespit edilen sigortalının ve bu raporda belirtilmişse, beraber gidecek kimselerin yabancı ülkelere gidip gelme yol paraları ile o yerdeki kalış ve tedavi masraflarının ödenmesi, (Sağlık Kurulunca verilen rapora Kurum veya sigortalı itiraz ederse, bu husus Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulunca karara bağlanır).
G) Cenaze masrafı karşılığı verilmesi,
H) Sigortalının ölümünde hak sahiplerine gelir bağlanması,
(Evlenme yardımı ayrı maddede düzenlenmiştir.)
SSGSSK göre:
ış kazası veya meslek hastalığı sigortasından sağlanan haklar şunlardır:
a) Sigortalıya, geçici iş göremezlik süresince günlük geçici iş göremezlik ödeneği verilmesi.
b) Sigortalıya sürekli iş göremezlik geliri bağlanması.
c) İş kazası veya meslek hastalığı sonucu ölen sigortalının hak sahiplerine, gelir bağlanması.
d) Gelir bağlanmış olan kız çocuklarına evlenme ödeneği verilmesi.
e) İş kazası ve meslek hastalığı sonucu ölen sigortalı için cenaze ödeneği verilmesi.
YAÅžLILIK AYLIÄžINI HAKKETME ÅžARTLARI
Mevcut mevzuata göre;
Emekli aylığını hak etmek için 31.12.1999 tarihinden önce sigortalı olanlar kademeli olarak yaÅŸ ve prim gün sayısı ÅŸartına tabii tutulurken, 1.1.2000’den sonra sigortalı olanların kadın için 58; erkek için 60 yaşını tamamlamaları, 7000 gün prim ödemiÅŸ olmaları öngörülmektedir. Kısmı aylıkta aranan prim gün sayısı süresi ise 4 500 gündür.
SSGSSK'nu deÄŸiÅŸtiren Kanunla;
Emekli aylığını hak etmek için kademeli de olsa kadın ve erkekte yaÅŸ 65’e, prim ödeme gün sayısı tam aylıkta 7200’e kısmi aylıkta 5400’e yükseltilmiÅŸtir.
Yaş ve Prim gün sayısı ilk defa bu kanun yürürlüğe girdikten sonra sigortalı olanları kapsayacaktır.
Prim gün sayısı tam aylıkta kanunun yürürlüşe girdiği tarihten itibaren gecerli olaçaktır. Kısmi aylıkta ise 30.4.2008- 31.12.2008 tarihleri arasında sigortalı olanların 4600 gün, 01.01.2009 tarihinden sonra sigoralı olanlarınise her takvim yılı başından 4600 güne 100 gün eklenmek suretiyle 5400 günü geçmemek üzere prim ödemiş olmaları gerekmektedir.
Ancak prim gün sayısını doldurduğu halde, emeklilik yaşını doldurmadığı için emekli aylığına hak kazanamayan sigortalıların, prim gün sayılarını tamamladıkları yılda geçerli olan yaşta emekli olmalarına imkan sağlanmıştır.
ÖZÜRLÜLERİN YAŞLILIK AYLIĞINI HAKKETME ŞARTLARI
Mevcut mevzuata göre;
• Sakatlığı nedeniyle vergi indiriminden yararlanmaya hak kazanmış durumda olan sigortalılardan;
• Gelir Vergisi Kanunu uyarınca, I. derece sakatlığı olanlar yaÅŸları ne olursa olsun en az 15 yıldan beri sigortalı bulunmak ve en az 3600 gün malullük, yaÅŸlılık ve ölüm sigortalar primi ödemiÅŸ olmak,
• II. derece sakatlığı olanlar yaÅŸları ne olursa olsun en az 18 yıldan beri sigortalı olmak ve en az 4000 gün malullük, yaÅŸlılık ve ölüm sigortalar primi ödemiÅŸ olmak,
• III derece sakatlığı olanlar yaÅŸları ne olursa olsun en az 20 yıldan beri sigortalı olmak ve en az 4400 gün malullük, yaÅŸlılık ve ölüm sigortalar primi ödemiÅŸ olmak,
şartları ile yaşlılık aylığına hak kazanırlar.
SSGSSK’nu deÄŸiÅŸtiren Kanunla;
İşe girmeden önce maluliyet derecesinde hastalığı veya özürlüleri olanların emekli olabilmeleri için;
15 yıldan beri sigortalı olmaları, bu kanunun yürürlük tarihi ile 31.12.2008 tarihine kadar sigortalı olanların 3700 gün,
01.01.2009 tarihinden sonra sigortalı olanların ise 3960 gün prim ödemiş olmaları gerekmektedir.
Özürlülerin emekli olabilmeleri için;
*Kurum sağlık kurullarınca çalışma gücünün %50 ila %59 arasında kaybetmiş olduğu tespit edilenlerin 16 yıllık sigortalılık sürelerini tamamlamaları, bu kanunun yürürlüğe girdiği tarih ile 31.12.2008 tarihi arasında sigortalı olaçakların 3700 gün,
01.01.2009 tarihinden itibaren sigortalı olaçakların ise her takvim yılı başında 3700 güne 100 gün eklenerek 4320 günnü gecmemek üzere prim ödemiş olmaları gerekmektedir.
*Kurum sağlık kurullarınca çalışma gücünü %40 ila %49 arasında kaybetmiş olanlardan bu kanunu yürürlük tarihi ile 31.12.2008 tarihine kadar sigortalı olanların, 18 yıllık sigortalılık sürelerini tamamlamaları ve 4100 gün,
01.01.2009 tarihinden sonra sigortalı olanların ise 4100 güne her takvim yılı başından itibaren 100 gün eklenerek 4680 günü gecmemek üzere prim ödemiş olmaları gerekmektedir.
Bakıma muhtaç özürlü çocuğu olan kadın sigortalıların
-Bakıma muhtaç özürlü çocuÄŸu bulunan sigortalı kadının bu kanunun yürürlük tarihinden sonraki pirim gün sayılarının 1/4’ü prim gün sayısı toplamına ilave edilmesi yaşından düşülmesi ön görülmüştür.
MALULLÜK VE ÖLÜM AYLIKLARINI HAKKETME ŞARTLARI
Mevcut Mevzuata göre;
Malullük ve ölüm aylığını hak etmek için 5 yıllık sigortalılık süresini doldurmak 900 gün prim ödemiş olmak şartı aranmaktadır.
SSGSSK’nu deÄŸiÅŸtiren Kanunla;
Halen çalışmakta olanları da kapsayacak şekilde -malullük aylığını hakketmek için 10 yıllık sigortalılık süresinin tamlanmış ve 1800 gün prim ödenmiş olması,
-Bakıma muhtaç olan malüllerde ise sigortalılık süresine bakılmaksızın 1800 gün prim ödenmiş olması,
-ölüm aylığını hak etmek için ise 5 yıllık sigortalılık süresinin tamamlanmış ve 900 gün prim ödenmiş olması,
ön görülmüştür.
Ancak ölüm aylığını hakketmek için ön görülen 900 günlük prim gün sayısını tamamlamada borclanma yapılmayacaktır.
FİİLİ HİZMET ZAMMI
Mevcut mevzuata göre;
basın mensupları, basın mesleğinde çalışanlar, deniz üstünde çalışan gemi adamları, uçuş personeli, kaynakçılar, şeker sanayinde çalışanlar, dağıtıcılar gibi sigortalılara her 360 gün prim gün sayıları için 90 gün fiili hizmet süresi ilave edilmesi öngörülmektedir.
SSGSSK’nu deÄŸiÅŸtiren Kanunla;
yukarda belirtilen sigortalıların bu hakları ortadan kaldırılmıştır.
Yapılan düzenlemede fiili hizmet zammından yararlanmak içn
1-Ağır ve Tehlikeli işler Yönetmeliği eki 1 sayılı cetvelde yer alan
2-18 yaşından küçük işçiler ile kadın işçilerin çalıştırılması yasak olan
3-Günlük Mesai Yönetmelişi gereği günde 7,5 saaten az çalışılan
4- İşlerin risk guruplarını belirleyen ÇSGB tarafından yayımlanan Tebliğin 5 inci risk gurubunda yer alan
işlerde fiilen çalışma esas alınmıştır.
FİİLİ HİZMET ZAMMINDAN YARARLANMA SÜRESİ VE ŞARTLARI
Sigortalılar ilave edilecek süre
Türk Silahlı Kuvvetlerinde 8 yıl
Emniyet ve Polis Mesleğinde 8 yıl
Milli ıstihbarat Teşkilatında 8 yıl
Diğer Sigortalılar 5 yıl
Maden yer altında çalışanlar Hak kazandıkları sürenin tamamı
* Prim gün sayısına eklenen sürelerin yarısı 3 yılı geçmemek üzere yaş haddinden indirilir.
*Maden yer altı işlerinde çalışan sigortalılara bu süre uygulanmaz
* Fiili hizmet zammı süresinden yararlanmak için ölüm ve maluliyet halleri hariç
-Maden yer altında çalışanların en az 1800 gün,
-Diğer sigortalıların 3600 gün belirtilen işyerlerinde ve işlerde çalışmaları gerekir.
BORCLANMA YAPILACAK SÜRELER
Mevcut mevzuata göre ;
*Askerlikte yedek subay öğrenci ve er olarak gecen süreler,
*grev ve lokavta gecen süreler (grev ve lokavtın sona ermesinden itibaren 6 ay içinde baş vurulması halinde),
Borcun tebliğ tarihinden itibaren 6 ay içinde ödenerek borçlanılır. Oran %20 dir.
SSGSSK’nu deÄŸiÅŸtiren kanunla;
*Çocuğun yaşaması ve çalışmaması şartıyla, kadın sigortalılara verilen ücretsiz doğum ve analık izin sürelerinin doğum tarihinden itibaren gecen en çok iki yıllık süreyi (en çok iki defa),
*er veya erbaş olarak silah altında Ya da yedek subay okulunda gecen süreleri,
*Sigortalı iken her hangi bir suçtan tutuklanılan ya da göz altına alınıp bu suçlardan berat edenlerin tutukluluk veya göz altında gecen süreleri,
*grev ve lokavta gecen süreler ile kurumca kabul edilen sektörel veya genel ekonomik kriz nedeniyle her yıl için 3 ayı geçmemek üzere ücretsiz izinli sayılan süreleri,
borçlanma imkanı sağlanmıştır.
-Borçlanma tutarı prime esas kazancın alt ve üst sınırları arasında tercih edilecek kazancın %32 sidir.
Tebliğ tarihinden itibaren bir ay içinde ödenmesi gerekir.
MALULLÜK; YAŞLILIK VE ÖLÜM AYLIKLARININ HESAPLANMASI
-Mevcut mevzuata göre ;
Emekli aylıklarının hesaplanmasında geçmiÅŸ yıllara iliÅŸkin kazançlar güncellenirken önceki yılda tüketici endeksindeki deÄŸiÅŸim oranının yüzde 100’ü ile geliÅŸme hızının yüzde 100’ü ayrı ayrı dikkate alınıyordu.
Aylık bağlama oranı ise ilk 10 yıllık prim gün sayısının her 360 günü için %3,5, sonraki 5 yıl için %2, sonraki yıllar için ise %1,5 olarak hesaplanıyordu. Buna göre 7200 gün prim ödenmiş süre için aylık bağlama oranı %55 olmaktadır.
SSGSSK’nu deÄŸiÅŸtiren Kanunla;
Güncelleme katsayısının, önceki yılda gerçekleÅŸen tüketici endeksindeki deÄŸiÅŸim oranının tamamı ile yıllık geliÅŸme hızının %30’unun toplamına bir puan ilave edilerek hesaplanması öngörülmüştür.
Aylık baÄŸlama oranı ise, ilk defa bu kanunun yürürlüğe girmesinden sonra iÅŸe baÅŸlayacak sigortalıların her 360 günlük prim gün sayısı için % 2 olarak hesaplanması ön görülmüştür. Böylece bu kanunu yürürlüğe girmesinden sonra ilk defa sigortalı olaçakların, 7200 gün için aylık baÄŸlama oranları %40’a düşecektir.
Ancak halen sigortalı olarak çalışanların ilk 10 yıllık prim gün sayılarının dolmasına kadar, bu kanunun yürürlük tarihinden sonraki süreler içinde aylık bağlama oranları her 360 gün için %3 olacaktır.
GELİR VE AYLIKLARIN ALT SINIRI
-Mevcut mevzuat göre;
*31.12.1999 tarihinden önce sigortalı olanlara bağlanacak malüllük, yaşlılık ve ölü aylığı tutarı, gösterge tablosundaki en düşük göstergenin kat sayı ile çarpımının %70 nin, aylık bağlama yılındaki güncellenmiş değerinin altında olamaz.
*Bağlanacak ölüm aylığı, hak sahibi bir kişi ise hesaplanan alt sınır aylığını %80 ninden, hak sahibi iki kişi ise %90 nından az olamaz.
*ış kazası ve meslek hastalığı sonucu %25 ve daha yukarı oranlarda sakat kalanlara bağlanacak gelir ise prime esas kazançın alt sınırının %70 inden az olamaz
*İlk defa 01.01.2000 tarihinden itibaren sigortalı olanlara bağlanacak malüllük, yaşlılık ve ölüm aylığının miktarı ise prime esas kazançın alt sınırının %35 inden az olamaz.
*İş kazası ve meslek hastalığı sonucu muhtac derecede tam iş göremez duruma düşen sigortalıya bağlanacak gelirin oranı SSGSSK ile %100 olarak kabul edilmişti.
SSGSSK nunu deÄŸiÅŸtiren Kanunla;
BaÄŸlanacak malullük, yaÅŸlılık ve ölüm aylığı miktarlarının, sigortalının bekar olması halinde prime esas kazancın alt sınırının %35'inden, sigortalının bakmakla yükümlü olduÄŸu eÅŸi ve çocuÄŸu varsa, %40’ından az olmaması ön görülmüştür.
Ölen sigortalının hak sahiblerine baÄŸlanacak gelir ve aylıkların tutarının ise hak sahibinin bir kiÅŸi olması halinde, bekar sigortalı için hesaplanan aylığın %80’inden, hak sahibinin iki kiÅŸi olması halinde %90’ından az olmaması ön görülmüştür.
İş kazası ve meslek hastalığı sonucu %25 ve daha yukarı oranda sakat kalan işçilere bağlanacak gelirde ise alt sınır ön görülmemiştir. Muhtaç derecede tam iş göremez duruma düşen sigortalıya bağlanacak gelirin oranı %85 olarak kabul edilmiştir.
YAPILAN BU DÜZENLEME SONUCU
Halen çalışmakta olan tüm sigortalılarıda kapsayaçak ÅŸekilde, iÅŸ kazası ve meslek hastalığı nedeniyle yüzde 25 ve daha yukarı oranında sakat kalan işçilere baÄŸlanan gelirlere uygulanmakta olan alt sınır kalkacak, aylıklara ise sigortalının bekar olması halinde asgari ücretin %35’i, evli veya çocuklu olması halinde %40 oranında alt sınır aylığı uygulanaçaktır.
Böylece Kanunun yürürlüğe gireçeği tarihten itibaren iş kazası veya meslek hastalığı sonucu sakat kalan işçiye sakatlığı oranında sürekli iş göremezlik geliri ödenecektir.
(örneÄŸin 1000 lira aylık kazancı olan bir sigortalının iÅŸ kazası sonucu yüzde 25 oranında sakat kalması halinde bugünkü mevzuata ve rakamlara göre kendisine baÄŸlanacak gelir 420 YTL iken, Kanunun yürürlüğe girdiÄŸi gün iÅŸ kazası geçirip %25 oranında sakat kalan aynı kazançlı sigortalıya baÄŸlanacak gelir 175 YTL’ olaçaktır. Aylık kazancı asgari üçret olanlarda ise bu miktar 106 YTL ye düşecektir.)
Bugünkü prime esas kazanç üzerinden malullük, yaşlılık ve ölüm Aylıklarına uygulanaçak alt sınır ise sigortalının bekar olması durumunda 213 YTL, evli yada çocuklu olması durumunda 244 YTL olacaktır.
EMEKLİ AYLI⁄INI HAKKETMİŞ OLAN SİGORTALILARIN
DURUMU
SSGSSK ile emeklilik sisteminde yapılan düzenlemenin amacı emekli aylıklarını hakketmeyi zorlaştırmak ve aylıkların daha düşük hesaplanmasını sağlamaktır.
Ancak halen sigortalı olanların emeklilik taleplerinde, Kanunun yürürlük tarihi itibariyle mevcut mevzuat hükümlerine göre, toplam prim gün sayıları üzerinden aylık hesaplanacağından, emekli aylığını hakketmiş olanların aylıklarında düşme olmayacaktır.
Emekli aylığını hakketmiş olanlardan emekli olmayıp ileri yıllarda emekli olacaklara bağlanacak aylık bugün için emekli olanlara bağlanmış olan aylık miktardan yüksek olacaktır.
Halen çalışmakta olan sigortalılardan, 31.12.1999 tarihinden önce sigortalı olanlar için toplam prim gün sayıları üzerinden, kat sayı ve gösterge sistemine , 4447 sayılı Kanuna, çalışmaya devam etmeleri halinde yeni kanuna (SSGSSK) tabi olmak üzere üç ayrı mevzuatla aylık hesaplanacak, bu sürelerde geçen prim gün sayılarına orantılı kısımlarının toplamı emekli aylıklarını oluşturacaktır.
01.01.2000 tarihinden sonra ilk defa sigortalı olanlar için ise 447 sayılı ve yeni kanuna (SSGSSK) göre toplam prim gün sayıları üzerinden ayrı ayrı aylıkları hesaplanacaktır.
Emekliliğini ileri yıllarda hakkedecek sigortalıların, emeklili aylığını hakketmeleri için gereken süreye göre aylıklarında düşme olacaktır.
ÖLÜM AYLI⁄INDA HAK SAHİPLİĞİ
Mevcut mevzuata göre;
-Dul eÅŸ,
-18 yaşını doldurmamış çocuklar, 18 yaşının doldurmuş olmakla beraber orta öğrenimde 20, yüksek öğrenimde 25 yaşını doldurmamış çocuklar. Yaşı ne olursa olsun kendi çalışmalarından dolayı aylık gelir almayan evlenmemiş olan kız çocukları ve malul durumdaki çocuklar,
-Geçimi sigortalı tarafından sağlanan ana ve baba ,
SSGSSK nunu deÄŸiÅŸtiren kanunla;
*Dul eÅŸ,
* bu Kanun kapsamında veya yabancı bir ülke mevzuatı kapsamında (ceza ve tutuk evi atölyelerinde çalışanlar,Mesleki Eğitim Kanununa göre çalışan aday çırak,çırak ve öğrenciler ile ıŞKUR tarafından düzenlenen mesleki eğitim kurslarına katılanlar hariç olmak üzere) çalışmayan veya kendi sigortalılığı nedeniyle gelir veya aylık bağlanmamış çocuklardan;
-18 yaşını, lise ve dengi öğrenim görmesi halinde 20 yaşını, yüksek öğrenim yapması halinde 25 yaşını doldurmayanlar,
-Kurum Sağlık Kurulu kararı ile çalışma gücünü en az % 60 oranında yitirip malûl olduğu anlaşılanlar,
-Yaşları ne olursa olsun evli olmayan, evli olmakla beraber sonradan boşanan veya dul kalan kızlar,
* Hak sahibi eş ve çocuklardan artan hisse bulunması halinde, her türlü kazanç ve irattan elde etmiş olduğu gelirinin asgari ücretin net tutarından daha az olması ve diğer çocuklarından hak kazanılan gelir ve aylıklar hariç olmak üzere gelir ve/veya aylık bağlanmamış olması şartıyla ana ve babası, babanın 65 yaşın üstünde olması halinde artan hisseye bakılmaksızın yukarıdaki şartlarla toplam % 25 oranında aylık bağlanır.
DUL EŞ AYLIĞI VE EVLİLİK YARDIMI
Mevcut mevzuata göre;
*çalışan, aylık ve gelir alan çocuksuz dul eÅŸe sigortalının aylığının %75’i oranında aylık baÄŸlanmaktadır.
*Yetim kız çocuklarına evlendiklerinde yetim aylıklarının 24 katı tutarında evlilik yardımı ödenmektedir.
SSGSSK’nu deÄŸiÅŸtiren Kanunla;
-çalışan veya gelir ve aylık alan çocuksuz dul eÅŸe ( Karı veya kocaya ) baÄŸlanacak ölüm aylığın oranı, ölen sigortalının aylığının %50’si olarak belirlenmiÅŸtir.
-Yetim kız çocuklarına ödeneçek evlilik yardımının tutarı ise tekrar yetim aylığının 24 katına yükseltilmiş, ançak tasarıda dul eşlerede verilmesi ön görülen evlenme yardımı maddeden çıkartılmıştır.
AYLIK VE GELİRLERİN BİRLEŞMESİ
Uzun vadeli sigorta kollarından;
1) Hem malûllük hem de yaşlılık aylığına hak kazanan sigortalıya, bu aylıklardan yüksek olanı, aylıklar eşitse yalnız yaşlılık aylığı,
2) Malûllük veya yaşlılık aylığı ile birlikte, ölen eşinden dolayı da aylığa hak kazanan sigortalıya her iki aylığı,
3) Ana ve babasından ayrı ayrı aylığa hak kazanan çocuklara, yüksek olan aylığın tamamı, az olan aylığın yarısı,
4) Birden fazla çocuğundan aylığa hak kazanan ana ve babaya en fazla ödemeye imkân veren ilk iki dosyadan yüksek olan aylığın tamamı, düşük olan aylığın yarısı,
5) Hem eşinden, hem de ana ve/veya babasından ölüm aylığına hak kazananlara, tercihine göre eşinden ya da ana ve/veya babasından bağlanacak aylığı,
6) Bu Kanuna göre vazife malûllüğü aylığı almakta iken, tekrar sigortalı olanlardan hem vazife malûllüğüne hem de malûllük aylığına hak kazananlara bu aylıklardan yüksek olanı, aylıkları eşitse yalnızca vazife malûllüğü aylığı, bunlardan hem vazife malûllüğü hem de yaşlılık aylığına hak kazananlara, bu aylıkların her ikisi,
7) Evliliğin ölüm nedeniyle sona ermesi durumunda sonraki eşinden de aylığa hak kazananlara tercih ettiği aylığı,
Bağlanır
AYLIK VE GELİRLERİN BıRLEŞMESİ-II
Kısa vadeli sigorta kollarından;
1) Sürekli iş göremezlik geliriyle birlikte ölen eşinden dolayı da gelire hak kazanan eşe her iki geliri,
2) Ana ve babadan ayrı ayrı gelire hak kazananlara, yüksek olan gelirin tamamı, az olanın yarısı,
3) Birden fazla çocuğundan gelire hak kazanan ana ve babaya, en fazla ödemeye imkân veren ilk iki dosyadan yüksek olan gelirin tamamı, düşük olan gelirin yarısı,
4) Hem eşinden, hem de ana ve/veya babasından ölüm gelirine hak kazananlara, tercihine göre eşinden ya da ana ve/veya babasından bağlanacak geliri,
5) Evliliğin ölüm nedeniyle sona ermesi durumunda sonraki eşinden de gelire hak kazananlara tercih ettiği geliri,
Bağlanır.
Malûllük, yaşlılık, ölüm sigortaları ve vazife malûllüğü ile iş kazası ve meslek hastalığı sigortasından hak kazanılan aylık ve gelirler birleşirse, sigortalıya veya hak sahibine bu aylık veya gelirlerden yüksek olanın tamamı, az olanın yarısı, eşitliği halinde ise iş kazası ve meslek hastalığından bağlanan gelirin tümü, malûllük, vazife malûllüğü veya yaşlılık aylığının yarısı bağlanır.
EMZİRME VE CENAZE YARDIMI
Mevcut mevzuata(Sosyal Sigortalar Kanununa) göre;
Halen uygulanmakta olan süt emzirme yardımı bir defa için 50 YTL ve cenaze yardımı tutarı ise 242 YTL dir.
Ançak Sosyal Sigortalar ve Genel SaÄŸlık Sigortası Kanunu ile süt emzirme yardımının tutarı asgari ücretin 1/3’ü olarak altı ay süre ile ödenmesi (1212YTL), cenaze yardımının ise asgari ücretin 3 katı tutarında ( 1824 YTL ) ödenmesi öngörülmüştür.
SSGSSK’nu degiÅŸtiren Kanunla;
Emzirme ve cenaze yardımının tutarlarının kurum taraından belirlenerek bakan tarafından onaylanması ön görülmüştür.
SAĞLIK HıZMETLERİNDE BAKMAKLA YÜKÜMLÜ OLDUĞU KİŞİ
Mevcut mevzuata göre;
-Diğer sosyal güvenlik kuruluşlarından gelir aylık almayan ve çalışmayan eş
-18 yaşını doldurmamış çocuklar, 18 yaşını doldurmuş olmakla birlikte orta öğrenimde okuyan 20, yüksek okulda okuyan 25 yaşına kadar ki çocuklar, yaşına bakılmaksızın evlenmemiş olan,çalışmayan ve sosyal güvenlik kurumlarından gelir ve aylık almayan kız çocukları ile malül çocuklar,
-Geçimi sigortalı tarafından sağlanan ana ve baba bakmakla yükümlü kişi sayılmıştır.
SSGSSK’nu deÄŸiÅŸtiren Kanunla;
-sigortalı sayılmayan, isteğe bağlı sigortaya devam etmeyen, gelir ve aylık almayan eş,
-18 yaşını doldurmamış çocuklar,
-18 yaşını doldurmuş olmakla birlikte orta öğrenimde okuyan 20, yüksek okulda okuyan 25 yaşına kadar ki çocuklar ile evlenmemiş malül çocuklar,
(18 yaşını dolduran okumayan kız çocukları ise hak sahipliğiniden çıkartılmıştır.
18 yaşını doldurmuş çocuklar genel sağlık sigortası primini kendileri ödeyeçektir.Çalışmıyor ve yoksulsalar primlerini devlet ödeyecektir)
-halen 18 yaşını doldurmuş olmakla birlikte sağlık yardımlarından yararlanan kız çocuklarının durumlarında değişiklik olana kadar bu hakları devam edecektir.
- kurumca belirlenen kriterlere görre geciminin sigortalı tarafından sağlandığı tespit edeilen ana ve baba, bakmakla yükümlü kişi sayılmışlardır.
SAĞLIK HİZMETLERİNİN MİKTAR VE SÜRESİ
Mevcut mevzuata göre;
-Sigortalıların emeklilerin ve bunların hak sahibi durumundaki aile fertlerinin, dul ve yetimlerin yararlanacakları sağlık hizmetlerinin süresi, miktarı ise kanunla belirlenmiştir.
SSGSSK’nu deÄŸiÅŸtiren kanunla;
-Sigortalılar ile emekli dul ve yetimlerin yararlanacakları sağlık hizmetlerine ilişkin tedavi yöntemleri, ilaç ve tıbbi malzemelerin miktar ve sürelerinin belirlenme yetkisi ise Kurum Yönetimine bırakılmıştır.
KATILIM PAYI
Mevcut mevzuata göre;
Sigortalıların ayaktan tedaviler için ilk başvurularında 1 YTL ödemeleri ön görülmektedir.
SSGSSK’nu deÄŸiÅŸtiren Kanunla;
-Ayaktan tedaviler için alınacak katılım payının miktarı 2 YTL olarak belirlenmiştir.
-Bu miktarın her yıl Maliye bakanlığınca belirleneçek yeniden değerlendirme oranı kadar artırılması ön görülmüştür
-Hastanın sevk durumuna göre bu miktarı 10 YTL kadar artırma veya hiç almama yetkisi kuruma bırakılmıştır.
İLAÇ, PROTEZ, ORTEZ, TIBBİ ARAÇ VE GEREÇLERİN VERİLMESİ
Mevcut mevzuata göre,
ılaçlar ve Herhangi bir yaş sınırı aranmaksızın diş protezleri dahil protez, ortez, tıbbi araç ve geraç ler sigortalı hastalara verilmektedir.
Sigortalılardan %20, emekli dul ve yetimlerden %10 oranlarında katılım payı alınmaktadır.
Protez ve araç gereçler için sigortalılardan ve hak sahibi aile fertlerinden alınaçak katılım payının miktarı asgeri üçretin birbuçuk katından, emekliler ile bunların hak sahibi durumundaki aile fertlerinden ve dul ve yetilmerden alınaçak katılım payının miktarı ise asgari üçretten fazla olamaz.
SSGSSK’nu deÄŸiÅŸtiren Kanunla;
-Tasarı ile diş protezlerine uygulanması ön görülen yaş sınırı kaldırılmıştır.
-Sigortalılara, emeklilere, bunların hak sahibi durumundaki aile fertlerine, dul ve yetimlere %10 ila %20 oranında katılıp payı alınarak ilaç, protez, ortez, tıbbi araç ve gereç verilmesi ön görülmüştür.
Alınacak katılım payının miktarı kurumca belirleneçektir.
- ış kazaları ve meslek hastalıklarından, Sağlık Kurulu Raporuyla belgelenmek şartı ile kronik hastalıklar için verileçek ilaçlar, hayati öneme haiz protez, ortez, tıbbi araç ve gereçlerden, organ nakillerinden katılım payı alınmayacaktır.
HASTALARIN TEDAVİLERİ SIRASINDA ÖDEME YAPACAKLARI DURUMLAR
Mevcut mevzuata göre;
Sosyal Sigortalar Kanunu’nda deÄŸiÅŸiklik yapılmadan önce kurumla anlaÅŸmalı saÄŸlık tesislerinin sigortalı hastalardan fark ücret almaları suç niteliÄŸinde sayılırken, sosyal sigortalar kanununda yapılan deÄŸiÅŸiklikle kurumla anlaÅŸmalı saÄŸlık tesislerinin sigortalı hastalardan fark alabilme imkanı saÄŸlanmıştır.
SSGSSK’nu deÄŸiÅŸtiren Kanunla;
- Çalışanlar, emekliler bunların hak sahibi durumundaki aile fertleri ile dul ve yetimler, özel hastanelerden yararlandıklarında aldıkları sağlık hizmetleri bedelinin bir katına kadar olmak üzere, BK'nca belirlenecek tavanı aşmamak üzere kurumca belirleneçek miktardaki fark ücreti kendileri ödeyeçektir.
- Alınaçak fark üçretin tavanını Bakanlar Kurulu belirleyeçektir.
- Kamu ya da özel sağlık hizmeti sunucuları, öğretim üyeleri tarafından sunulan sağlık hizmetlerinin bedeli ile otelcilik hizmetinden doğan ücret farklarını hastaların kendileri ödeyecektir.
- Kurumca belirlenen tedavi yöntemleri dışındaki altarnatif tedavi yöntemleri ile tedavi olan hastalar bu tedavi yöntemi için belirlenen fiyatın üç katı tutarındaki ücreti kendileri ödeyecektir.
SİGORTALILIĞI SONA EREN SİGORTALILAR İLE
AİLE FERTLERİNİN VE MEVSİMLİK İŞÇİLERİN SAĞLIK
YARDIMLARINDAN YARARLANMALARI
Mevcut mevzuata göre;
İş akdi feshedilen sigortalılardan, işten ayrıldıkları tarihten önceki yıl içerisinde 120 gün prim ödemiş olanların, sigortalılık niteliklerinin sona erdiği tarihten itibaren kendilerinin ve hak sahibi durumundaki aile fertlerinin altı ay süreyle tedavi hizmetlerinden yararlanmaları mümkün olmaktadır.
SSGSSK’nu deÄŸiÅŸtiren Kanunla;
-İş akdi sona erdiği tarihten önceki yıl içinde 90 gün zorunlu sigortalı olanların, işten ayrıldıkları tarihten itibaren 90 gün süre ile kendilerinin ve hak sahibi durumundaki aile fertlerinin sağlık yardımlarından yararlanmaları öngörülmüştür.
-Kamuda çalışan mevsimlik işçilerin işleri gereği hizmet akitlerinin askıda olup çalışmadıkları sürece genel sağlık sigortası primlerinin işverenlerince ödemesi kabul edilmiştir.
-Özel sektörde çalışan mevsimlik işçilerin hizmet akitleri askıda olduğu sürece, önçeki bir yıl içinde 30 gün genel sağlık sigortası primi ödemiş olmaları kayıdı ile sağlık yardımlarından yararlanacaklardır.
PRİM KESİLECEK ÜCRETLER
Mevcut mevzuata göre;
*Kamu iş yerlerinde çalışan sigortalıların, 6772 sayılı kanun gereği aldıkları ikramiyelerden ve prime esas kazancını aşan ödemelerinden prim kesilmemektedir.
*SSGSSK ile ay içinde yapılan ödemelerden prime esas kazancın üst sınırını aşan miktarların takip eden 12 ay süre ile prime tabi tutulması ön görülmüştür.
SSGSSK’nu deÄŸiÅŸtiren Kanunla;
-Ay içinde yapılan ilave ödemelerden (prim, ikramiye v.b) prime esas kazancın üst sınırını aşan kısmlardan iki ay süre ile prim kesilecektir.
-6772 sayılı kanunla ödenen ikramiyelerde prime tabi tutulacaktır.
SERTİFİKA TÖRENİNDEN GÖRÜNTÜLER











